Lâtif
: Lütfedici, gizliyi bilen.
Al-Latif :
The Subtle One. He who knows the minutest subtleties of all
things.
- "Allah
kullarına
lütufkârdır, dilediğini rızıklandırır. O kuvvetlidir,
güçlüdür." (Şûra, 19)
- En ince
işleri en gizli işleri bütün incelikleri ile ve kolaylıkla bilendir.
- Allah
kullarına karşı lütuf sahibidir.
- Kulluğunu
bilen, vazifesini doğru
yapan kullarına çok lütufkârdır.
- Onları
çeşitli lütuflarla öyle mutlu
kılar ki akıllar onu kavramaktan acizdir. Her dilediğini bir şekilde
rızıklandırır. Kullarından her birini büyük hikmeti içeren "dilemesi"ne
göre bir çeşit lütuf ile seçkin kılar.
- Öyle güçlü,
öyle azizdir ki
her şeye ve herkese karşı dilediği gibi iradesini uygulamaya, vaadini
yerine getirmeye kadir ve hiçbir sebep ve şekilde mağlup edilmez, her
yönden galiptir.
- Dinini
doğru tutan kullarını o korkunç
"saat" geldiği zaman perişan etmez, kuvvet ve izzetiyle türlü
lütuflarından nasiplendirir.
- Kur'an-ı
Kerim'de
7 yerde Yüce Allah kendini Latif olarak vasıflandırmıştır.
- Hali değişen, fakir, garip, kimsesiz,
hasta olan bir kimse abdest alıp iki rekat namaz kıldıktan sonra "Yâ Lâtif" ismini 100 kere okuyup Allah'tan hacet
dilerse, ihtiyacının giderilmesini isterse Allah'da onun ihtiyacını
giderir.
Kaynaklar:
1)
Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı
Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001